7/31/2010

PAZAR DİNLETİSİ #2

**

  1. The Sleepy Jackson - Morning Bird
  2. Foals - The Race For The Radio Supremacy
  3. LCD Soundsystem - North American Scum
  4. Deerhunter - Red Ink
  5. TV On The Radio - Golden Age
  6. Arctic Monkeys - When The Sun Goes Down
  7. Beck - Devil's Haircut
  8. John Williams - Mischief Managed**
  9. Nirvana - Rape Me
  10. Grizzly Bear - Fine For Now
  11. Queens Of The Stone Age - Everybody's Gonna Be Happy
  12. Bloc Party - Waiting For The 7.18
  13. A Perfect Circle - Peace, Love And Understanding
  14. Garbage - You Look So Fine
  15. Radiohead - Paperbag Writer
  16. Muse - Ruled By Secrecy

YENİ ALBÜM

MASSIVE ATTACK - HELIGOLAND

2010'un ilk yarısında yayınlanmış albümlerden beni en çok vuranı (Vampire Weekend ya da Gorillaz'dan ziyade) bu albüm oldu. İşte Massive Attack ve yeni şarkıları...

1- Pray For Rain feat. Tunde Adebimpe

Downtempo, 'apokaliptik' trip-hop olarak bildiğimiz Massive Attack'la; downtempo, 'apokaliptik' indie rock grubu olarak bildiğimiz TV On The Radio'dan Tunde Adebimpe bir şarkı için işbirliği yaparsa "Ne olurdu?" sorusunun doğru cevabı "şimdiye kadar yapılmış en depresif çalışma olurdu" olurdu; ama değil.


Adebimpe'nin soğuk, kayıtsız, süzülen ve neredeyse neşeli diyebileceğimiz vokali; şarkının sade davul vuruşları ve meşum piyano tonuyla çok iyi uyum sağlamış. Şarkı yarısına gelmeden önce; bas ve davulun tavan yaptığı sırada kulağımıza oturuyor ve Adebimpe hipnotik, soyut bir vokalle söylemeye başlıyor. Meleklere özgü; içinde meşum depresifliğin olmadığı sadece umudun olduğu; hayalkırıklığı dolu bir yükselişe geçiyor.

Uzun müzikal ara şarkıyı kesinlikle soğutmadan son dakikalara taşıyor bizi. Bu enteresan çalışma kulaklarımıza layık olmuş.

2- Babel feat. Martina Topley-Bird

Massive Attack'ın geri dönmesini 7 yıl beklemek gerçekten zor oldu. 100th Windows'tan sonra Heligoland....ve bu da yeni konuklar demek.

Albümdeki ikinci konuğumuz Martina Topley-Bird. Tabii yeni konuk sayılmaz. (bak. daha önceki Massive Attack albümleri.)



Vaktinden önce gelişmiş vokaliyle imzasını atıyor şarkıya. Neredeyse doğrudan kulağımıza fısıldıyor; hafif davul vuruşlarıyla ve ninnimsi org sesleriyle sizi girdaba itiyor. Bir karmaşa var; düzenlemeler içindeki motiflerin birbirleriyle birleşerek oluşturduğu bir karmaşa. Ve nasılsa bu acayip kısa şarkı içindeki inceliği ortaya çıkararak sizi kendinize getiriyor.

3- Splitting The Atom feat. Horace Andy



Kallavi Massive Attack dinleyicileri şarkıdaki mükemmel sesin Horace Andy'e ait olduğunu bilir. Çünkü o kadar çok birlikte çalıştılar ki artık onu da grup üyesi sayabiiriz.

Şarkı sanal grup Gorillaz gibi tınlıyor ilk başta. Biraz ürpertici ama tamamen tuhaf değil.



4- Girl I Love You feat. Horace Andy

Gergin baslarla başlayan şarkı sürekli yükseliyor.

Diğer bir Horace Andy çalışması. Şu ana kadar radyolarda en çok çalan 'singıl' durumunda.

5- Psyche feat. Martina Topley-Bird

Yine Topley yine mükemmellik. Biz susalım da şarkı konuşsun.

I'm looking for you in the woods tonight/I'm looking/Looking for you in my flashlight, I'm searching/From in the high or down the ocean/And I face myself in reason/Gain the wolf/Gain the wolf

Conjure me as a child/Slipping down a webside/Stretch up I cannot reach him/Jumping up they drag him from the water/I watch them march him into life/I watch them take him from the pale/Into the sky for your eagle eye/The sun seeds a sickle and a scythe

Ridicule they won't allow/Quench abuse and let love flower/Rip the cage out of your chest/Let the chaos rule the rest/Show without showing/What you know without knowing/Twigs snap eye/I catch no canoe only you and me/Alone on the ol' teal sea/Dissolving who we are/Call out for yesterdays destiny come /We're on a foreign shore

It was your mark of falling/I was the car still running/And when you call i'll be your shield for life/And if you feel it you will fly/The sun should have been with me/When I was set to fall in/As I was set to fall in

Bu şarkının çok bilinen iki versiyonu var. Birincisi albümde bulunan orijinal hali diğeri ise benim daha çok bayıldığım remix versiyonu. İkisi de benim Grooveshark müzikçalarımda var. Dinleyin.

6- Flat Of The Blade feat. Guy Garvey

Elbow'dan bildiğimiz Guy Garvey'nin tembel ve tamamen doğal vokali bu elektronik öğelerle dolu şarkıda bunalıma teşvik ediyor bizi. Kesinlikle baş döndürücü.

7- Paradise Circus feat. Hope Sandoval

Bu melodide Mazzy Star'dan tanıdığımız Hope Sandoval var. Bu vokal sayesinde bu yaz serin geçecek. Gerçek ruh. (It's unfortunate that when we feel a storm. We can roll ourselves over 'cause we're uncomfortable. Oh where the devil makes us sin.)

Bu şarkının hayranlar tarafından hazırlanmış içinde The Fall filminden görünteler dolu vidyoyu seyredin.



8- Rush Minute

Massive Attack'ın kendi üyesi Tricky'nin vokalini bizzat yaptığı iki şarkıdan ilki.

9- Saturday Come Slow feat. Damon Albarn

Son konuğumuz Blur'den, Gorillaz'dan hatta The Good, The Bad And The Queen'den tanıdığımız Damon Albarn. Bildiğimiz Song 2'yu söyleyen adam.

Massive Attack'ı daha da yükselten bu albümün doruk noktası. Mükemmel kayıt ve Damon'ın yorgun, yürek burkan vokali.

10- Atlas Air

Tricky'nin vokalini yaptığı ikinci şarkı. Oryantal ritimlerle dolu bir son şarkı. Yerinizde duramayacaksınız. :p

(NOT: Albümdeki tüm şarkıları müzikçalardan dinleyebilirsiniz.)

ALİCAN ÖNCEL


7/26/2010

ALBÜM KRİTİĞİ

GRIZZLY BEAR - VECKATİMEST

Gün görmemiş yaratıklar sonunda karanlıktan çıktılar...



Grizzly Bear'ın Fleet Foxes ve Bon Iver gibi Amerikan folkçuları yanında sınıflandırılması yaygın bir hata- gerçek hayattan örnek verirsek bu sanki Ursus arctos horribilis (boz ayının bilimsel adı yani İngilizce'de grizzly bear) ile bir park sincabının karşılaştırılması olur. Ed Droste'nin 2004'te Grizzly Bear adı altında yayınladığı lo-fi solo albümü 'Horn Of Plenty' yıllarından itibaren, o ve grubu ormanın derinliklerinde doğal hayata sunulan katıksız müzisyenlerden daha fazlası olabildiklerini kanıtladılar. Radiohead'in favorilerinden oldular, konuşkan Amerikan gece yarısı talk show sunucularının dostluğunu kazandılar ve neredeyse hepsini bir bir dolaştılar, Feist ve CSS ile Fransız şarkılarını 'kavır'ladılar ve 'Friend' EP'leri üzerinde tekrar çalıştılar ve bir kereliğine Brooklyn Philharmonic ile canlı performans sergilediler.



Bütün bunlara rağmen, hiçbir estetik hileleri yoktu- ahşap kulübelerde albüm kaydetmeleri, sakal uzatmaları vb.- bütün bunlar Grizzly Bear'ın yakalanması zor bir canavar olarak kalmasına neden oldu. Ama 'Veckatimest' onları çalılar içindeki yuvalarından çekip çıkaracak bir albüm olduğuna emindi.



Dörtlü olarak ilk kayıtları, 2006'nın 'Yellow House'u, zamanında cansıkıcı bir şekilde sonuçsuzdu: kapanış şarkısı 'Colorado'da, Droste ve arkadaşları söylediler, tekrar tekrar, "Şimdi ne, şimdi ne, şimdi ne var?", ta ki sessizlik gelinceye kadar. Şimdi, 'Veckatimest' soruları yanıtlıyor. Açılış şarkısı 'Southern Point' bize tavsiye veriyor- havasız ve aceleci şehir ortamını bırakarak sahillerin sakinliğine ulaşmak. Bir "In the air" nakaratında gitarların darbeleri aynen martıların yuvalarından ürkerek yükselişi gibi ve bununla birlikte biz de olağanüstü bir macera için uçağa atlıyoruz.



'Veckatimest'; albümün yazılıp kaydedildiği- Droste'nin büyükannesinin 17. yüzyıldan kalma geleneksel evinde- yerin yakınlarında bulunan ıssız bir adanın Kızılderili dilindeki ismi. Sessizlik için müthiş bir alan; kayalık dereler su ayyaşı yeşil ağaçlarla kaplı- henüz bu albüm Amerikan gişelerini takip edemez durumda- kırsala kaçışta bulunan doğal kültür paradigması; Thoreau, Bon Iver ve hatta dramatik bir şekilde The Unabomber tarafından mayınlanmış. Hayır: 'Veckatimest' açıkça bir New Yorker çalışması, pis Lower East Siders çalışması değil, ya da sıkılgan Williamsburg hipsterlarının, ama bu akıllı jazzcılar sahilde yaratıcı bir sıçrayış gerçekleştirirlerse o başka.



Romantik ve dalgın, Veckatimest uzun zaman önce bir muhabbetle hatırlanan yaz fotoğrafları koleksiyonunun bir parçası gibi. Bu 12 şarkının sanki hemen dışında bulunan kapsamlı bir ruh hali var: kaprisi olmayan bir duyarlılık, kusursuzluk, henüz hiçbir aşırılığa yer vermeyen bir zariflikle parlıyor. Bu sadece üstdüzey prodüksiyondan geçerek elde edilmiş bir başarı değil, ama dört üyenin vokalleri paylaşımı aracılığıyla oluşturdukları bu renkli şarkılar paleti için ustaları tebrik etmek gerek. Grizzly Bear için, ses kalitesi en az etkileyici multi-enstrümental becerileri kadar önemli. 'While You Wait For The Others'daki olağanüstü koroya doğru gitarlar vokal tiklerinin arkasında boğularak ikinci planda kalıyor, uzak bir dağ sırası üzerinde gündoğumunun ilk ışınlarının görünümü gibi.



Albümün hassas nüansları derin bir deneyimi ortaya çıkarıyor. 'Fine For Now' ıssız bir sahilin dalgalarına benzer seslere sahip, 'John Dory'nin hafif gitarları kendine özgü, tuhaf dikenli balık olma özgürlüğünü hayal ediyor. Büyükannenin evinin tozlu köşeleri ve zemin tahtalarının fısıldayışlarını aralıklı aksettiren 'Hold Still'de hissedebilirsiniz; 'All We Ask'te boşluk duygusu neredeyse düşmek kadar gerçekçi. Gitarın akışı neşeli koroyu bildiriyor.


En basit anlarda bile- dinlemesi kolay pop 'singıl'ı 'Two Weeks'te bile ahenkli tınlıyor, ya da yaza veda eden piyano ve acıklı korosuyla kapanış şarkısı
'Foreground'- 'Veckatimest' dinleyicide öğrenmeyi ve dikkatli araştırmayı zorunlu hale getiriyor.
(NOT: Yazıda bahsi geçen şarkıları müzikçalardan dinleyebilirsiniz.)

LUKE TURNER

MY SUMMERHİTS 2010

Canım sıkıldı, oturdum ve bu yaz en beğenerek dinlediğim şarkıların listesini oluşturdum. Bu listedeki şarkılar sizde yoksa hemen indirip dinleyin. Hiç sıkılmayacaksınız.

  1. Massive Attack - Girl I Love You (feat. Horace Andy)
  2. Fever Ray - When I Grow Up
  3. Lily Allen - Fuck You
  4. The Drums - Let's Go Surfing
  5. Jamie T. - Sticks N' Stones
  6. Oneida - What's Up, Jackal?
  7. Micachu And The Shapes - Golden Phones
  8. The Big Pink - Dominos
  9. Yeah Yeah Yeahs - Zero
  10. Passion Pit - Sleepyhead
  11. Future Of The Left - The Hope That House Built
  12. Noah And The Whale - Blue Skies
  13. Hot Chip - I Feel Better
  14. Crystal Stilts - Departure
  15. Camera Obscura - French Navy
  16. Bombay Bicycle Club - Dust On The Ground
  17. La Roux - Bulletproof
  18. Richard Hawley - Open Up Your Door
  19. Florence And The Machine - Dog Days Are Over
  20. Arctic Monkeys - Cornerstone
  21. Empire Of The Sun - We Are The People
  22. Grizzly Bear - Two Weeks
  23. Franz Ferdinand - Ulysses
  24. Bat For Lashes - Daniel
  25. Phoenix - 1901
  26. Japandroids - Young Hearts Spark Fire
  27. Dirty Projectors - Stillness Is The Move
  28. Jay Z - Empire State Of Mind (feat. Alicia Keys)
  29. Neko Case - This Tornado Loves You
  30. HEALTH - Die Slow
  31. Fuck Buttons - Surf Solar
  32. Manic Street Preachers - Jackie Collins Existential Question Time
  33. The Maccabees - Love You Better
  34. Vampire Weekend - Cousins

  35. Crystal Castles - Celestica
  36. The Horrors - Sea Within A Sea
  37. Foals - Spanish Sahara
  38. Gorillaz - Broken
  39. Wild Beasts - Hooting And Howling
  40. Pissed Jeans - Human Nature
  41. Doves - Kingdom Of Rust
  42. PJ Harvey And John Parish - Black Hearted Love
  43. Girls - Laura
  44. Gallows - London Is The Reason
  45. Cold Cave - Love Comes Close
  46. Telepathe - So Fine
  47. The Cribs -Cheat On Me
  48. Kasabian - Fire
  49. Julian Casablancas - 11th Dimension
  50. Atlas Sound - Walkabout (feat. Noah Lennox)
  51. Sonic Youth - Sacred Trickster
  52. The xx - Crystalised
  53. Mumford And Sons - Little Lion Man
  54. Pains Of Being Pure At Heart - Contender
  55. MGMT - It's Working
  56. Animal Collective - My Girls
  57. Thom Yorke - All For The Best

7/25/2010

BİRİ SÖYLEDİKLERİME KULAK VERSİN!



Şimdi veya daha sonra bu yazıyı okuyacak olanlar. Birkaç yıl önce CNBC-e'de Orbis Pictus adlı bir film seyretmiştim, tamamen rastlantıydı. Ama o film bugüne kadar izlediğim en iyilerinden biri.

Yatılı okuduğu okulu bitirip de uzaklardaki annesinin evinin yolunu tutan genç bir kızın yol boyunca karşılaştıkları...

Ölmeden önce yapmak istediklerim arasında Orbis Pictus'u en az bir kere daha izlemek ön sıralarda.

Gelgelelim Torrentz'de ya da başka bir yerde filmi indirebilme imkanı bulamadım. Online sinema izleme sitelerinde de bulunmuyor.

Ey okuyucu! Sende CD'si ya da başka birşeyi varsa seslen bana.

62. PRİMETİME EMMY ÖDÜLLERİ

Bu seneki adaylar şöyle:

En İyi Drama:
  • Breaking Bad
  • Dexter
  • The Good Wife
  • Lost
  • Mad Men
  • True Blood
Breaking Bad ve Dexter'ı görünce şaşırmadım. Çünkü geçen senelerden alışığım. Lost da öyle. Bu onların son adaylıkları. Sadece bir kez kazanabildiler. The Good Wife hakkında hiçbir bilgim yok. O yüzden birşey diyemeyeceğim ama True Blood'ı görünce bayağı şaşırdım. Sonuçta bir vampir dizisi. Benim için Gossip Girl ile aynı düzeydeydi. Herhalde bugünden sonra fikrim değişecek bu dizi için. Ve tabii ki Mad Men... Yayına başladığından beri yani iki sezondur ödülleri kimseye kaptırmıyor. Benim de favori adayım. İlk iki sezon gibi son sezonu da ilk bölümünden finaline kadar bayılarak izledim. Yeni sezonu dört gözle bekliyorum.Şimdi aday olan dizileri biraz tanıyalım:

BREAKİNG BAD

İleri düzeyde akciğer kanseri olduğunu öğrendikten sonra hayatı değişen lise kimya öğretmeni Walter White (Bryan Cranston) ve ailesini konu almaktadır. Dizide Walter White ailesine para bırakabilmek için, uyuşturucu yaptığını bir rastlantı sonucu öğrendiği eski öğrencisi Jesse Pinkman (Aaron Paul) ile birlikte uyuşturucu işine girer. Kimya konusunda çok başarılı işlere imza atmış öğretmen ile uyuşturucu piyasasını iyi bilen eski öğrencisi yüksek kalitede ve saflıkta metamfetamin üreterek uyuşturucu ticaretine başlarlar.
Bu arada başrol oyuncusu Bryan Cranston mükemmel oyunculuğuyla iki senedir en iyi erkek oyuncu ödülünü kazanır:D

DEXTER

Dexter, Emmy Ödüllü sahne yazarı James Manos, Jr.'ın Darkly Dreaming Dexter romanından uyarlanılan ABD dizisidir. Miami'de geçen dizi, hem seri katil hem de Miami Metro Polis Departmanı'nda kan analizcisi olarak çalışan Dexter Morgan'ın hayatını konu alır.

LOST

Lost, Amerikan drama televizyon dizisidir. Program, Sidney, Avustralya'dan Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ne uçan bir yolcu uçağının kaza yapması sonucu Güney Pasifik'te gizemli bir adaya düşen kazazedelerin hikâyelerini konu edinmektedir. Her bölüm tipik olarak adada geçen ana hikâyenin yanı sıra, bir karakterin hayatındaki bir başka noktaya ilişkin ikinci bir hikâyeye sahiptir, yine de diğer zaman ile ilgili olaylar düzeni bu formülü sonraki bölümlerde değiştirmektedir.
Lost'un bölümleri, karakterlerinin gelişimine paralel olarak, bilim kurgu ya da doğaüstü fenomenlere atıfta bulunan bir dizi gizem unsurunu içinde barındırmaktadır. Dizinin yaratıcıları, bu unsurların, dizinin mitolojisini ve fan spekülasyonlarının temelini oluşturduğunu belirtmektedirler. Adada dolaşan bir "canavar"; kazazedeler tarafından "Diğerleri" olarak adlandırılan adada yaşayan gizemli bir grup; adada bir çok izleme istasyonu kuran "Dharma Girişimi" adında bir organizasyon; karakterlerin geçmişlerinde, şu anki ve gelecekteki yaşamlarında farkında olmadan birbirleriyle olan iletişimleri ya da karşılaşmaları, şovun mitolojik unsurlarını oluşturmaktadır.
Dizinin merkezinde, çeşitli çözülmemiş soruların doğmasına neden olan karmaşık ve gizemli bir öykü mevcuttur. Genellikle dizinin hayranlarıyla çevrimiçi iletişim içinde olan Lost'un yazarlarının ve oyuncularının özendirmesiyle, izleyiciler ve televizyon eleştirmenleri, gizemleri çözmeye çalışmak için birbirine benzer yaygın teoriler ortaya atmaktadırlar. Teoriler genellikle adanın doğası, "canavarın" kökeni, "Diğerleri", sayıların anlamları ve bazı kazazedelerin kurtulması ve kazanın nedenleri ile ilgilidir. Genel fan teorilerinin çoğu, dizinin yaratıcıları tarafından tartışıldı ve reddedildi. En yaygın teori ise kazazedelerin öldüğü veya arafta oldukları ile ilgili olandı. Bu, J. J. Abrams tarafından yalanlandı. Ayrıca, Lindelof, uzay gemileri ya da yaratıkların adadaki olaylara tesir ettiklerini veya görünen her şeyin, birilerinin zihninde kurgulanmış gerçekçi bir mekân olduğunu iddia eden teorileri kabul etmedi. Carlton Cuse, adanın bir reality televizyon showu ve oyuncuların, ev arkadaşlığı yaptığının farkında olmayan ev arkadaşları olduğunu öne süren teorileri reddetti ve Lindelof, çoğu kez, canavarın, Michael Crichton tarafından yazılan Av romanındakine benzer bir nanobot bulutu olduğunu belirten teorileri yalanladı.



Hikâyenin kendisi ile direkt bir bağlantısı olmayan fakat dizinin edebî ve felsefî alt metnini açıklayan bir çok tekrarlanan unsur ve motif, Lost'ta yer almaktadır. Bu unsurlar: karakter ve durumlarda var olan düalizmi yansıtan siyah ve beyaz renklerinin sık sık yer alması; karakterlerin çoğunda-özellikle Kate'de-var olan isyankârlık; disfonksiyonel aile yapıları (özellikle, çoğu karakterin babasının etrafında dönenler), neredeyse tüm ana karakterin yaşamlarında rol oynaması gibi; Desmond'ın, dünyanın sonunun önlemek için bir butona sürekli basması, Valenzetti Denklemi'nin parametrelerini girerek, DHARMA Girişimi'nin amacına gitmesini sağlaması ve insanlığını sonunun engellemesi dahil kıyamet referansları; Locke ile Mr. Eko karakterlerinde ortaya çıkan rastlantıya karşı kadere inanış; Jack ile Locke arasındaki liderlik rekabetiyle ortaya çıkan kader ile bilim arasındaki çekişme; diziye özgü romanlarda tartışılan ve bahsedilen, bir çok edebi çalışmalara yapılan göndermeler. Bir çok ünlü tarihî düşünürlere ve yazarlara, karakterlerin isimleriyle gönderme yapılmaktadır; örneğin, John Locke (filozofa atfen) ve takma adı Jeremy Bentham (filozofa atfen), Danielle Rousseau (Jean-Jacques Rousseau'ya atfen), Desmond Hume (filozof David Hume'a atfen), Juliet Burke (filozof Edmund Burke'e atfen), Mikhail Bakunin (anarşist filozofa atfen), Daniel Faraday (fizikçi Michael Faraday'e atfen), Eloise Hawking (fizikçi Stephen Hawking'e atfen), George Minkowski (matematikçi Hermann Minkowski'ye atfen), Richard Alpert (spiritüel öğretmen Ram Dass'in doğum adına atfen) ve Charlotte Staples Lewis (yazar C. S. Lewis'a atfen).

TRUE BLOOD

Dizide ABD'nin güneyinde, Louisiana eyaletinde bulunan Bon Temps isimli küçük (kurgusal) bir kasabada vampirler ve insanların birlikte yaşamaya başlaması, aralarındaki etkileşim konu edilmektedir. Dizinin baş kahramanları Sookie Stackhouse (Anna Paquin) isimli telepatik (insanların düşüncelerini okuyabilen) bir garson kız ile aşık olduğu Bill Compton (Stephen Moyer) isimli bir vampirdir.

(NOT:Bu sene 17 adaylığı bulunan Mad Men'i birkaç cümleyle anlatmamı beklemeyin benden. Onun için daha kapsamlı bir yazıyı yakın bir zamanda paylaşacağım.)

En İyi Komedi
  • 30 Rock
  • Curb Your Enthusiasm
  • Glee
  • Modern Family
  • Nurse Jackie
  • The Office

PAZAR DİNLETİSİ

1- Capdown - JNR NBC
2- The Raconteurs - Hands
3- Crystal Castles - Celestica
4- Mystery Jets - Hideaway
5- Incubus - Anna Molly
6- Hot Chip - In The Privacy Of Our Love
7- Stephen Malkmus & The Jicks - Dragonfly Pie**
8- Radiohead - Faithless, The Wonder Boy
9- The Radio Dept. - Slottet #2
10- OutKast - God (Interlude)
11- Manic Street Preachers - If You Tolerate This Your Children Will Be Next
12- U2 - With Or Without You
13- Super Furry Animals - Fragile Happiness
14- John Parish & PJ Harvey - A Woman A Man Walked By/The Crow Knows Where All The Little Children Go

**

ALBÜM KRİTİĞİ


ONEİDA - RATED O

Muhteşeme yapılan yolculukta karşılaştıkları akıl darbesiyle cevhere ulaşmadan önce, yani değişimden önce, Oneida'nın başlangıçtan bu yana varoluşlarını tamamen bir rock grubu olarak geçirmeleri yeterince ilginç. Şey gibi-Supergrass'in sabahın birinde kalkıp da kendini Led Zeppelin olarak bulması gibi.

Üç bölümden oluşan albümlerinin, ikinci bölümü olan intergalactic psyc-rock etkilerine sahip "Thank Your Parent" ın kısmi deliliğinin onları bu kaydı yayınlamaya götürmesini de göz önünde bulundurursak, işte bu gerçekten bi'şey sayılır, iyi birşeyler.



Fakat gerçek şu ki bu deli adamların aslında söyledikleri pek bi'şey yok, ama kısa konuşmaları bile sokaklarda kendiliğinden kitle çiftleşme nedeni olmalıdır. Açılışı yapan "Brownout In Lagos" dubstep ile ragganın, Spacemen 3 ile Hawkwind'in arasındaki geniş araziyi araştırıyor.

Ve bundan sonra gerçekten çıldırıyor...
(NOT: Brownout In Lagos'u müzikçalardan dinleyebilirsiniz.)

JOHN DORAN

7/24/2010

RADİOHEAD KÜLLİYATI by Atilla Aydoğdu

Radiohead'in benim için farklı bir yeri olduğuna göre Atilla Aydoğdu'nun Billboard Sayı:15 te yayınlanmış müthiş yazısını sizinle paylaşmamda bir sorun yok demektir.

OK COMPUTER (1997)

Kesin darbe.Afallatıcı.Beklenmedik.Beklense de beklendiğinden daha keskin.Zamansız.Zamanı aşan.Zamanın ruhunu yansıtan.Muktedir.Kışkırtan.Dağılan.Dağıtan.Basit ve karmaşık.Kargacık burgacık.Dönüşümsüz.Dönemeç noktası.Noktayı koyan.Noktasız.Aslı gibi olmayan.Aslolan.

En Baba Şarkı:Paranoid Android
Alternatif:Exit Music(For A Film)

THE BENDS (1995)


Öncü.Öncesi.Farkına varan.Fark arayan.Fark yaratan.Uyutmayan.Huzur bozan.Huzursuz.Ağır çekim.Gel-git mimarı.Tepetaklak.Gözleri kapalı.Ateş arabası.Sımsıkı.Sıkmayan.Gözleri uzağa dalmış.Göz bebekleri yuvasından fırlamış.Çocukken dayak yemiş.Unutmayan.Solan.Ruhunu satmaktan yorulan.

En Baba Şarkı:Fake Plastic Trees
Alternatif:Street Spirit (Fade Out)

KID A (2000)


Bıkmış.Usanmış.Yoldaki okları takmayan.Aksi istikamete koyulan.Dere tepe düz giden.Sağ gösterip sol vuran.Kanatan.Kanayan.Çıkışı kapatan.Alarmı bozuk.Gafil avlayan.Alfabeyi tersinden okutan.Okuduğunu unutturan.Yamacı beyaz.Etekleri taşlı.Paraşütsüz atlayan.Çakılmayan.Yere çakan.

En Baba Şarkı:Everything In Its Right Place
Alternatif:Motion Picture Soundtrack

AMNESIAC (2001)


Uykusuz.Gece yorgunu.Bıçak bileyen.Kuma gömen.Delip de geçen.Hatayı kendinde arayan.Aradığını bulamayan.Arada kalan.Bunalan.Sonrası.Bitime yakın.Geçen kısmın özeti.Tam macera.Dönen.Dönenen.Omza konan.Ağlamaya hazır.Huzura uzak.Yanıbaşında bitiveren.Deşifre etmeyen.

En Baba Şarkı:Knives Out
Alternatif:I Might Be Wrong

HAIL TO THE THIEF (2003)


İadesi taahhütsüz mektup.Zili çalıp kaçan.Ayak kaydıran.Kaygan zemin.Tekinsiz.Gelecek kısmın fragmanı.Bütünlenmeyen.Parça parça kalan.Parçalanan.Baştan koyulan.Demli.Dem vuran.Ben size demiştim diye hayıflanan.İki kere ikiyi çarpan.Sonucu bulamayan.Hafif yalpalayan.Bir yanıp bir sönen.Sokak lambası.

En Baba Şarkı:Go To Sleep(bana göre kesinlikle There There)
Alternatif:2+2=5

THE ERASER (THOM YORKE) (2006)


Soğan yazısıyla yazılmış.Işığa muhtaç.Silen.Silip de geçen.Detay düşkünü.Mızmız.Yalnız.Münzevi.Gezerken uyuyan.Uyku yalnızı.Kendini küçük gösteren.İçbükey.Kaşık kadar.Kaşığı bakarak büken.Büktüğünü eriten.Eriyince silinen.Anahtarı kapıda takılı.Kapısı içten sürgülü.Müntehir.Günlüklerini acımadan yakmış.

En Baba Şarkı:Harrowdown Hill
Alternatif:Analyse


1986:Beş arkadaş:Colin Greenwood,Jonny Greenwood,Ed O'Brien,Phil Selway,Thom Yorke.Başlangıçtan bugüne dek kopmayan güruh.İlk vuruş:Creep.Sarsıcı.Umutverici.Başlangıç albümü:PABLO HONEY (1993)Orta karar.Kırılan hayaller.Sarı saçlı solist.İtici.Sarı çiçekli albüm kapağı.Günübirlik açan çiçek.Umutları ertesi güne erteleyen.Kendini sonradan koyuveren.Balözü.Dışı yeşil içi kan kırmızı.Mevsiminden önce çatlamış.Lezzeti dışarıya kaçmış.Fırtına öncesi.Derin sessizlik.

IN RAİNBOWS (2007) (bundan sonrası benim yazım.)


Kışkırtıcı.Gerçeği yüze vuran.Hayalkırıklığını yansıtan.Beyazın arkasından görünen karanlık.Agresif.Kolay anlaşılan.Zor dinlenen.Havalarda uçan.Aşkını ilan eden.Şikayetlerini dile getiren.Küfür eden.Asla sonlanmayan.

En Baba Şarkılar:Nude,Reckoner
Alternatifler:15 Step,Bodysnatchers,Weird Fishes(Arpeggi),Jigsaw Falling Into Place

(Baba ve alternatif şarkıları müzikçalardan dinleyin.)

SON

MERCURY ÖDÜLLERİ

XX, Mumford And Sons, Foals ve Wild Beasts'in de adayları içinde olduğu 2010 Barclaycard Mercury Ödülleri listesi açıklandı.

Londra'da açıklanan aday listesinde Laura Marling, Biffy Clyro ve Paul Weller da var.Bakalım bu prestijli ödülde Birleşik Krallığın en iyi albüm ve grubu/müzisyeni ödülü kime gidecek.





Benim gönlümden geçenler resimdekiler yani The xx veya Wild Beasts.

Kazanan 7 Eylül'de Londra'da yapılacak seremonide belirlenecek. Kazananı yine benim bloğumdan öğrenmek için takip edin:D

Listenin tamamı şöyle:

1- Biffy Clyro - Only Revelations
2- Corinne Bailey Rae - The Sea
3- Dizzee Rascal - Tongue N' Cheek
4- Kit Downes Trio - Golden
5- Foals - Total Life Forever
6- I Am Kloot - Sky At Night
7- Laura Marling - I Speak Because I Can
8- Mumford & Sons - Sigh No More
9- Paul Weller - Wake Up The Nation
10- Villagers - Becoming A Jackal
11- Wild Beasts - Two Dancers
12- The xx - xx

YENİ RADİOHEAD ALBÜMÜ BİRKAÇ HAFTAYA HAZIR!



Gitarist Ed O’Brien BBC’de katıldığı Adam Buxton Show’da açıklamış. “Şu anda stüdyodayız ve albümün kalbindeyiz, bitmeye çok yakın” diye anlatıyor. “Yaptıklarımızın en iyisi olacak” diyor. Bu bir klişedir ama Radiohead diyorsa vardır bir bildikleri.
MEHMET TEZ