Bu seneki adaylar şöyle:
En İyi Drama:
- Breaking Bad
- Dexter
- The Good Wife
- Lost
- Mad Men
- True Blood
Breaking Bad ve Dexter'ı görünce şaşırmadım. Çünkü geçen senelerden alışığım. Lost da öyle. Bu onların son adaylıkları. Sadece bir kez kazanabildiler. The Good Wife hakkında hiçbir bilgim yok. O yüzden birşey diyemeyeceğim ama True Blood'ı görünce bayağı şaşırdım. Sonuçta bir vampir dizisi. Benim için Gossip Girl ile aynı düzeydeydi. Herhalde bugünden sonra fikrim değişecek bu dizi için. Ve tabii ki Mad Men... Yayına başladığından beri yani iki sezondur ödülleri kimseye kaptırmıyor. Benim de favori adayım. İlk iki sezon gibi son sezonu da ilk bölümünden finaline kadar bayılarak izledim. Yeni sezonu dört gözle bekliyorum.Şimdi aday olan dizileri biraz tanıyalım:
BREAKİNG BAD
İleri düzeyde akciğer kanseri olduğunu öğrendikten sonra hayatı değişen lise kimya öğretmeni Walter White (Bryan Cranston) ve ailesini konu almaktadır. Dizide Walter White ailesine para bırakabilmek için, uyuşturucu yaptığını bir rastlantı sonucu öğrendiği eski öğrencisi Jesse Pinkman (Aaron Paul) ile birlikte uyuşturucu işine girer. Kimya konusunda çok başarılı işlere imza atmış öğretmen ile uyuşturucu piyasasını iyi bilen eski öğrencisi yüksek kalitede ve saflıkta metamfetamin üreterek uyuşturucu ticaretine başlarlar.Bu arada başrol oyuncusu Bryan Cranston mükemmel oyunculuğuyla iki senedir en iyi erkek oyuncu ödülünü kazanır:D
DEXTER
Dexter, Emmy Ödüllü sahne yazarı James Manos, Jr.'ın Darkly Dreaming Dexter romanından uyarlanılan ABD dizisidir. Miami'de geçen dizi, hem seri katil hem de Miami Metro Polis Departmanı'nda kan analizcisi olarak çalışan Dexter Morgan'ın hayatını konu alır.
LOST
Lost, Amerikan drama televizyon dizisidir. Program, Sidney, Avustralya'dan Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ne uçan bir yolcu uçağının kaza yapması sonucu Güney Pasifik'te gizemli bir adaya düşen kazazedelerin hikâyelerini konu edinmektedir. Her bölüm tipik olarak adada geçen ana hikâyenin yanı sıra, bir karakterin hayatındaki bir başka noktaya ilişkin ikinci bir hikâyeye sahiptir, yine de diğer zaman ile ilgili olaylar düzeni bu formülü sonraki bölümlerde değiştirmektedir.
Lost'un bölümleri, karakterlerinin gelişimine paralel olarak, bilim kurgu ya da doğaüstü fenomenlere atıfta bulunan bir dizi gizem unsurunu içinde barındırmaktadır. Dizinin yaratıcıları, bu unsurların, dizinin mitolojisini ve fan spekülasyonlarının temelini oluşturduğunu belirtmektedirler. Adada dolaşan bir "canavar"; kazazedeler tarafından "Diğerleri" olarak adlandırılan adada yaşayan gizemli bir grup; adada bir çok izleme istasyonu kuran "Dharma Girişimi" adında bir organizasyon; karakterlerin geçmişlerinde, şu anki ve gelecekteki yaşamlarında farkında olmadan birbirleriyle olan iletişimleri ya da karşılaşmaları, şovun mitolojik unsurlarını oluşturmaktadır.
Dizinin merkezinde, çeşitli çözülmemiş soruların doğmasına neden olan karmaşık ve gizemli bir öykü mevcuttur. Genellikle dizinin hayranlarıyla çevrimiçi iletişim içinde olan Lost'un yazarlarının ve oyuncularının özendirmesiyle, izleyiciler ve televizyon eleştirmenleri, gizemleri çözmeye çalışmak için birbirine benzer yaygın teoriler ortaya atmaktadırlar. Teoriler genellikle adanın doğası, "canavarın" kökeni, "Diğerleri", sayıların anlamları ve bazı kazazedelerin kurtulması ve kazanın nedenleri ile ilgilidir. Genel fan teorilerinin çoğu, dizinin yaratıcıları tarafından tartışıldı ve reddedildi. En yaygın teori ise kazazedelerin öldüğü veya arafta oldukları ile ilgili olandı. Bu, J. J. Abrams tarafından yalanlandı. Ayrıca, Lindelof, uzay gemileri ya da yaratıkların adadaki olaylara tesir ettiklerini veya görünen her şeyin, birilerinin zihninde kurgulanmış gerçekçi bir mekân olduğunu iddia eden teorileri kabul etmedi. Carlton Cuse, adanın bir reality televizyon showu ve oyuncuların, ev arkadaşlığı yaptığının farkında olmayan ev arkadaşları olduğunu öne süren teorileri reddetti ve Lindelof, çoğu kez, canavarın, Michael Crichton tarafından yazılan Av romanındakine benzer bir nanobot bulutu olduğunu belirten teorileri yalanladı.

Hikâyenin kendisi ile direkt bir bağlantısı olmayan fakat dizinin edebî ve felsefî alt metnini açıklayan bir çok tekrarlanan unsur ve motif, Lost'ta yer almaktadır. Bu unsurlar: karakter ve durumlarda var olan düalizmi yansıtan siyah ve beyaz renklerinin sık sık yer alması; karakterlerin çoğunda-özellikle Kate'de-var olan isyankârlık; disfonksiyonel aile yapıları (özellikle, çoğu karakterin babasının etrafında dönenler), neredeyse tüm ana karakterin yaşamlarında rol oynaması gibi; Desmond'ın, dünyanın sonunun önlemek için bir butona sürekli basması, Valenzetti Denklemi'nin parametrelerini girerek, DHARMA Girişimi'nin amacına gitmesini sağlaması ve insanlığını sonunun engellemesi dahil kıyamet referansları; Locke ile Mr. Eko karakterlerinde ortaya çıkan rastlantıya karşı kadere inanış; Jack ile Locke arasındaki liderlik rekabetiyle ortaya çıkan kader ile bilim arasındaki çekişme; diziye özgü romanlarda tartışılan ve bahsedilen, bir çok edebi çalışmalara yapılan göndermeler. Bir çok ünlü tarihî düşünürlere ve yazarlara, karakterlerin isimleriyle gönderme yapılmaktadır; örneğin, John Locke (filozofa atfen) ve takma adı Jeremy Bentham (filozofa atfen), Danielle Rousseau (Jean-Jacques Rousseau'ya atfen), Desmond Hume (filozof David Hume'a atfen), Juliet Burke (filozof Edmund Burke'e atfen), Mikhail Bakunin (anarşist filozofa atfen), Daniel Faraday (fizikçi Michael Faraday'e atfen), Eloise Hawking (fizikçi Stephen Hawking'e atfen), George Minkowski (matematikçi Hermann Minkowski'ye atfen), Richard Alpert (spiritüel öğretmen Ram Dass'in doğum adına atfen) ve Charlotte Staples Lewis (yazar C. S. Lewis'a atfen).
TRUE BLOOD

Dizide ABD'nin güneyinde, Louisiana eyaletinde bulunan Bon Temps isimli küçük (kurgusal) bir kasabada vampirler ve insanların birlikte yaşamaya başlaması, aralarındaki etkileşim konu edilmektedir. Dizinin baş kahramanları Sookie Stackhouse (Anna Paquin) isimli telepatik (insanların düşüncelerini okuyabilen) bir garson kız ile aşık olduğu Bill Compton (Stephen Moyer) isimli bir vampirdir.
(NOT:Bu sene 17 adaylığı bulunan Mad Men'i birkaç cümleyle anlatmamı beklemeyin benden. Onun için daha kapsamlı bir yazıyı yakın bir zamanda paylaşacağım.)
En İyi Komedi
- 30 Rock
- Curb Your Enthusiasm
- Glee
- Modern Family
- Nurse Jackie
- The Office